Rüyalar kabusa uyanır
Kabuslar rüyalarda
Yabancı uzak ve titrek
Bin çakal ulur
Bir aslan kükrer
Bir teselli
Bin belayı def eder
Yanmış ormanın içinde
Oturan
Meçhul kemancı
Bir takım sesler
Ayağı yere değmeyen
Bir takım düşler
Beyaz atlara binmiş
Beyaz bulutlar üstünde
Ne açlık ne tokluk ne uyku
yılgın kalabalıklar
alaca karanlık kuşağında ruhları alınmış
yürüyen cesetler
solgun doygun yaşam büsbütün yük olmuş
kalmadı bişeyin tadı anlamsız bir hercumerç
sevinmeyi bırak üzülmek bile yok olmuş
tepkisiz hevessiz anlamsız
koca bir boşluk olmuşİncinir
Titrer durur ürkek güvercin
Kuru meşe yapraklarının hışırtısında
Alabildiğine ayaz
Hava soğuk mu soğuk
Ara ara bulutların arasından
Güneş ışınları düşer
Belki biraz ısınır
Düğüm düğüm
Yürür bir şehrahta
Bilmeden
Vaz geçerek
Vaz geçirilerek
Düşünmeden
Düşünemedenalaca
karanlık kuşağında ruhları alınmış
yürüyen cesetler
solgun doygun yaşam büsbütün yük olmuş
kalmadı bişeyin tadı anlamsız bir hercumerç
sevinmeyi bırak üzülmek bile yok olmuş