Kum saati dolarken sessizce izledim her bir zerreyi
Anladım sonunda şu koca dünyadaki boş döngüyü
Göz kamaştıran renkler meğer sadece birer perdeymiş
Yıllardır peşinden koştuğum her şey sadece bir gölgeymiş
Varlığın ortasında koca bir hiçlik uzanır öylece
Her şey başladığı yere döner sonunda kendince
Tutunacak bir dal ararken boşluğun tam kalbindeyim
Ne bir isim ne bir iz artık sessizliğin sesindeyim
Güneşin altında ter döken binlerce yıllık bu hırs
Sönüp giden yıldızlar gibi her şey sonunda bir toz
Anlam yüklediğim kavgalar uçup gitti birer birer
Geride kalan sadece uçsuz bucaksız birer hiçlikler
Varlığın ortasında koca bir hiçlik uzanır öylece
Her şey başladığı yere döner sonunda kendince
Tutunacak bir dal ararken boşluğun tam kalbindeyim
Ne bir isim ne bir iz artık sessizliğin sesindeyim