Ey perişan
Gecenin zifiri karanlığında
Issız dipsiz bir kuyunun peykinde
Nerde o samimi gülüşlerin
İçten sevişlerin
Kollarının arasında
Ne cennetlik ne cehenemlik
Sonbahar yaprakları
Güneşler doğupgüneşler batıyor
Ta uzaklardan arabalar geliyor
Hiç kimse hiç kimse
Sormuyor
Ey perişan
Ey prangalı
Kuru yapraklar yerlerde uçuşuyor
Taşlar ne kadar sert
Ne kadar da soğuk
Ve merhametsiz
Masum bir kuşu avlıyor
Gitti
Bütün arabalar
gittiler
Güneşler doğup battı
Nerde o
Nerde içten sözlerin
Kuşlar konacak dal arıyor
Ağaçlar kuru
Yapraklar uçuşuyor