[Bölüm 1 - Melankolik bir bas gitar yürüyüşüyle başlar]
Biliyorum, sana göre kapanmalı bu konu
Bir anlık bir öfkeydi ya da yolun sonu.
Öyle dedin, öyle kolayca sıyrıldın içinden
Ama bir bilsen neler koptu benim kalbimden.
Karşımda duruyorsun, bakışın aynı, sesin tanıdık
Ama ilk defa aramızda bu kadar çok "boşluk" bıraktık
[Bölüm 2 - Hafiften devreye giren elektro gitar]
Özürlerini topladım, koydum bir kenara
Hangi kelime merhem olur ki böyle bir yaraya?
Ayrılmıyoruz, bak yine aynı masada ekmeğimiz
Yine aynı yolda yürüyor yorgun gölgelerimiz.
Ama sorma bana "Nen var?" diye, anlatamam
Çünkü ben artık o eski masumiyete uyanamam.
[Nakarat - Davullar güçlenir, vokal daha vurucu olur]
Neye yarar bir "pardon", dünyam başıma yıkılmışken?
Nasıl gülelim şimdi, içimizde bir şeyler kırılmışken?
Gitmiyorum, buradayım, elini de tutuyorum
Ama ben artık her gece bu kırgınlıkla uyuyorum!
Hayal kırıklığı bu; hani "sen yapmazdın" demiştik ya...
İşte o cümlenin enkazında kaldık ikimiz de bu defa.
[Köprü - Sert bir gitar riff'i ve isyankar bir ton]
Dost dedik, can dedik, sırdaş bildik birbirimizi
Bir hiç uğruna harcadın o en güzel yerimizi.
İnsan en uzağa değil, en yakınına kırılırmış
Meğer sevgi, hayal kırıklığıyla sınanırmış.
[Final - Müzik yavaşlar, sadece tek bir gitar teli]
Yine yan yanayız, yine biz bize...
Sadece bir soğukluk girdi artık, sevgimize.
Özrün cebinde kalsın, duymuyorum...
Neye yarar...
Ben artık eskisi kadar sana sığınmıyorum.